karabük tanıtımı

Karadeniz Bölgesi’nde, bir il merkezi olan Karabük’ün, kuzeyinde Bartın, kuzeydoğu ve doğusunda Kastamonu, batısında Zonguldak, güneydoğusunda Çankırı, güneybatısında Bolu ili bulunmaktadır. İl topraklarının güneyini Bolu Dağlarının doğu uzantıları ile Demiroluk Dağları engebelendirmektedir. Demiroluk Dağlarındaki Keltepe (1.999 m.) ilin en yüksek noktasıdır. Kuzeydeki, Sarıçiçek Tepesi (1.750 m.), güneybatıdaki Aladağlar (1.040 m.) doğudaki Bürnük Tepesi (1.143 m.) yörenin başlıca yükseltileridir. Etrafı yüksek tepelerle çevrili, havza karakteri gösteren il toprakları vadilerle parçalanmış, plato ve düzlükler halindedir. Büyük düzlük ve ovaların bulunmadığı Karabük’te Eflani çevresi küçük akarsularla parçalanmış platolar görünümündedir. Ortalama yüksekliği 1.130 m. olan Ovacık da vadilerle bölünmüş plato ve düzlükler üzerindedir. Yenice çevresinde ise düzlük ve ovalar olmayıp, engebeli ve yüksek bir araziye sahiptir. Ayrıca Araç ve Soğanlı Çayları kenarında küçük düzlükler bulunmaktadır. Eskipazar Çayı’nın Soğanlı Çayı’na karıştığı alandaki Cemal Ovası, Eskipazar çevresindeki Hamamlı, Sadeyaka Ovaları ilin diğer düzlük alanlarıdır.

Dağların geniş yer kapladığı Karabük’te ormanlar yaygındır. İlin yüzölçümünün % 60’ı ormanlarla kaplıdır. Merkez İlçe, Safranbolu, Yenice, Eskipazar ormanların sık olduğu alanlardır. İlin en yüksek dağı olan Keltepe’de, 700-800 m.ye kadar kızılçam, sonraki yükseltilerde göknar, 1.700 m.ye kadar karışık ağaçlar yer alır, bu yükseltiden sonra yüksek dağ çayırları bulunmaktadır. Burada kekik ve adaçayı en çok göze çarpan bitkidir.
Karabük’te III. Jeolojik zamanda oluşan, kalkerli (kireçtaşı) alanlar geniş yer kaplamaktadır. Kireçtaşları arasına killi ve kumlu tabakalar da bulunmaktadır. IV. Jeolojik zamanda (Kuvaterner), Ovacık çevresindeki traverten alanı, kuvaternerde akarsuların gelişip, plato yüzeylerini yarmasıyla da vadiler oluşmuştur.

Karabük’te kanyonlar daha çok Safranbolu yöresinde bulunmaktadır. Bunların başlıcaları İncekaya Kanyonu, Düzce (Kirpe) Kanyonu, Tokatlı ve Sakaralan’dır. Ayrıca, Yenice’deki Şeker Çayı kenarında Şeker Kanyonu’dur. Ayrıca Karabük’te çok sayıda mağara bulunmaktadır. Bunların başında, turizm yönünden önemli Bulak ve Hızar (Mencilis) Mağaraları gelmektedir.

Karabük’te çok sayıda yayla bulunmaktadır. Bunların başlıcaları Karabük Eskipazar, Yenice arasında kalan Sorkun Yaylası (1.650 m.), Safranbolu’nun kuzeyinde Uluyayla ve Sarıçiçek Yaylası, Yenice’de Göktepe Yaylası, Ovacık’ta Bodoroğlu ve Karabük’ün çevresinde Dede Yaylası ve Avdan Yaylası’dır.

İl topraklarını Araç ve Soğanlı Çayları ile beslenen Filyos Irmağı sulamaktadır. Bu akarsu kaynaklandığı yerden, denize dökülünceye kadar değişik isimler alır. Kaynaklandığı yerde Ulusu adıyla bilinen Filyos, Gerede yakınlarında Gerede Suyu, Eskipazar yakınlarında Soğanlı Çayı, Araç Çayı’yla birleştiğinde Yenice Irmağı adını alır. Devrek Çayı’nı da alan, 288 km. uzunluğundaki bu akarsu Filyos Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülür.
Karabük’te büyük doğal göl yoktur. Yalnızca Ovacık’ın kuzeyinde Şamlar Köyü yakınlarında Karagöl adında bir krater gölü bulunmaktadır. Eflani’de sulama amaçlı Bostancılar, Kadıköy, Ortakçılar göletleri yapılmıştır. Ayrıca, Kastamonu yolu üzerinde, Konarı Gölü adıyla küçük bir göl daha bulunmaktadır. Yüzölçümü 4.145 km2

Batı Karadeniz Bölümü’nde yer alan Karabük’te kısmen Karadeniz ikliminin özellikleri görülmektedir. Karabük, kıyıdan içeride kaldığı için, Karadeniz’in nemli havasından yeterince yararlanamamakta karasal iklimin özellikleri daha ağır basmaktadır.

İlin ekonomisi tarım, ormancılık, organize sanayii, küçük sanayii, Demir Çelik Sektörü , Deri ve Tekstil Sanayi ile Turizme dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerden hububat, yem bitkileri ve baklagillerin yanında meyvecilik yapılmakta olup, elma, şeftali, armut, erik, kızılcık, Antepfıstığı, badem, üzüm, ayva, muşmula, kiraz, iğde, vişne, ceviz ve dut yetiştirilmektedir. Ormancılık ilin belli başlı gelir kaynakları arasındadır. Karabük’te Yenice Orman İşletme Müdürlüğü, Eskipazar Orman İşletme Müdürlüğü ve Karabük Orman İşletme Müdürlüğü olmak üzere üç adet orman işletme müdürlüğü bulunmaktadır. Zengin ormanların yanında Yenice ilçesinde anıt ağaçların yer aldığı açık hava ağaç müzesi konumunda bir arboratum bulunmaktadır. Ayrıca Karabük’te Büyükdüz Araştırma Ormanı bulunmakta olup, ormancılık alanın da önemli bir araştırma sahasını kapsamaktadır.

Türkiye ekonomisinde önemli bir yeri olan Karabük Demir Çelik İşletmeleri 1939’da kurulmuştur. Bu işletmelerde pik, çelik, kütük, yuvarlak demir, profil, ray çeliği, maden direği, köşebent, metal ve çelik döküm, blum üretilmektedir. Ayrıca buna bağlı yan sanayii kuruluşları da bulunmaktadır.

Karabük adını, üzerinde yaşadığı coğrafi ortamdan almıştır. Bük, Orta Karadeniz’de çok yoğun olarak bulunan bir bitki türünün ismi olup, Karaçalılık anlamında “Kara” ve “Bük” sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Karabük’ün ismi ile ilgili ikinci bir görüşe göre; Türkmen boylarından birinin ismidir. Ayrıca bugün Türkiye’de bu ismi taşıyan 13 yerleşim ve bir de Akarsu bulunmaktadır.

Karabük ve çevresinde bulunan çok sayıdaki höyük ve tümülüsler, yöre tarihinin çok eskiye indiğini göstermektedir. Ancak bu konuda yeterli bir arkeolojik araştırma yapılmamıştır. Ovacık ve Eskipazar ilçesindeki Yazıboy Köyü’nde yapılan yüzey araştırmalarında bulunan bir höyük İlk Tunç Çağına, MÖ.2500 yıllarına tarihlendirilmiştir. Bunun dışında Karabük ve çevresinde tarih öncesi dönemlerinin aydınlatılması açısından önemli sayılabilecek toplam 32 tümülüs ve dört büyük höyük bulunmaktadır. Bunlardan 24 tümülüs Safranbolu ile Eflani arasında, 5 tümülüs Eskipazar’da ve 3 tümülüs de Ovacık’ta bulunmaktadır. Höyüklerden 3 tanesi Eflani’de, 1 tanesi de Eskipazar ilçesi sınırları içinde yer almaktadır.

İngiliz arkeolog Dr. Roger Matthews başkanlığındaki bir ekibin 1998’de Ovacık ve Eskipazar’da yaptığı arkeolojik yüzey araştırmalarına göre, Karabük ve çevresinde en eski yerleşme, Erken Bronz Çağında (M.Ö. 3000-2000) başlamaktadır.

Homeros, Karabük ve çevresinin Paphlogonia antik bölgesi içerisinde olduğunu belirtmiştir. İlkçağda Karabük yöresinde, ilk kez Hititler yerleşmiş, onları Frigyalılar izlemiştir. Hititler, tabletlerden öğrenildiğine göre, Eflani yakınlarına yerleşmişlerdir. Frigler Ovacık’ın Kışlaköyü’ne yerleşmişlerdir. Nitekim burada bulunan Hesem Değirmen’in kapısındaki taşın bu döneme ait olduğu sanılmaktadır. Bithynia Krallığının toprakları içerisinde olan Karabük yöresi, Roma döneminde bölgenin ormanları ve madenleri yönünden önem kazanmıştır. Romalılar hadrianapolis ve Kimistene adında yerleşim alanları kurmuşlardır. Bu döneme ait Karabük’te Bürnük Köyü, Üçbaş Köyü, Bulak Köyü; Ovacık’ta Pürçükören Köyü, Roma dönemi kalıntıları ve kaya mezarları bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Sipahiler Köyü’nde Roma döneminde maden eritme ve işletme atölyelerinin bulunduğunu gösteren taşlar bulunuyordu. Ancak bu taşlar köylüler tarafından yapılan evlerde kullanılmıştır.

İç Paphlogania bölgesi uzun süre Roma yönetiminde kalmıştır. Roma İmparatorluğu’nun 395’te ikiye ayrılmasından sonra yöreye Doğu Romalılar (Bizans) hakim olmuştur. Bizans İmparatoru Heraklius, Anadolu’yu 17 Thema’ya (eyalete) ayırmış olup, bunlardan birisi de Karabük ve çevresinin içinde bulunduğu Paphlogonia Theması idi. Bizans döneminde Paphlogonia tarihi açıklık kazanamamıştır. VIII.-X.yüzyıl arasında yöre Arap akınlarına uğramıştır. Bizans döneminde Eskipazar ve Safranbolu birer piskoposluk merkezi olmuştur.
Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra , Süleyman Şah’a bağlı Türk boyları batı Anadolu’ya doğru ilerlemiş, Süleyman Şah’ın Komutanlarından Emir Karatekin, 1082 tarihinde Çankırı’yı fethettikten sonra, Karabük çevresine yönelmiş, 1084 tarihinde büyük bir olasılıkla Ovacık, Eskipazar, Eflani ve Safranbolu’yu almıştır. I.Haçlı Seferi’nden sonra Selçukluların zayıflaması üzerine Danişmendliler yöreye hakim olmuşlardır. Yöre Bizanslılar ile Anadolu Beylikleri arasında bir tampon bölge oluşturmuş ve sık sık her iki taraf arasında el değiştirmiştir. Candaroğulları buraya egemen olmuş, onları Osmanlı hakimiyeti izlemiştir. Ancak Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’nda (1402) Timur’a yenilmesinden sonra, Candaroğulları Karabük ve çevresine yeniden egemen olmuşlardır. Osmanlı birliğini yeniden kurmaya çalışan Çelebi Mehmet, Candaroğlu İsfendiyar Bey ile iyi ilişkiler içerisine girmiştir. Fatih Sultan Mehmet 1461’de Candaroğulları Beyliği’ni Osmanlılara bağlaması ile birlikte hakimiyetleri altındaki topraklar da Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.

Karabük, XIX.yüzyıl sonlarında Kastamonu vilayeti merkez sancağının Safranbolu kazasına bağlı Öğlebeli Köyü’nün küçük bir mahallesi konumunda idi. I.Dünya Savaşı’nda Safranbolu, Eflani, Ulus ve Karabük yöresi askerlerinden oluşturulan 42.Alay Çanakkale Savaşlarına katılmıştır. I.Dünya Savaşı’ndan sonra yabancı devletlerin işgaline uğramamış ancak, Eğri Ahmet Olayı, I.Düzce ayaklanması ve Safranbolu’daki hilafet taraftarı Dayıoğlu Olayı Karabük’te de huzursuzluk yaratmıştır.

Cumhuriyetin ilanından sonra, 1937’de Safranbolu’ya bağlı Öğlebeli Köyü’nün, 13 hanelik bir nüfusa sahip mahallesi olan Karabük, 1935 yılında Ankara-Zonguldak demiryolunun açılması ile, bir istasyon adı olarak ilk kez Devlet Demiryolu haritasında Cumhuriyet tarihinde adı görülmeye başlamıştır. 3 Nisan 1937 yılında Atatürk’ün direktifleri ile dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından Demir-Çelik Fabrikası’nın temeli atılır. Böylece Karabük’ün adını Türkiye ve daha sonra dünyaya duyuracak olan süreç başlamıştır.

Karabük 1941’de nahiye olmuş, 1953’te ilçe, 1995’te de il konumuna getirilmiştir.

Karabük’te günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Asar Kalesi, Asar tepesi, Kaya Mezarları, Eflani Şatosu, Hadrianapolis ve Kimistene antik kentleri ile Bürnük Köyü, Üçbaş Köyü, Bulak Köyü; Ovacık’ta Pürçükören Köyü, Roma Dönemi kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca Safranbolu ilçesinde Türk sivil mimarisi örneklerinden evler dikkati çekmektedir. Ankaraya 230, İstanbula 400km mesafededir.

paylaşmak için tıklayınız.

karabük ovacık tanıtımı

İlçenin kuzeyinde Safranbolu, kuzeybatısında Karabük İl merkezi, güneyinde Çankırı'nın Çerkeş ve Atkaracalar ilçeleri, güneydoğusunda Çankırı'nın Bayramören ilçesi, batısında Eskipazar, doğusunda ise Kastamonu'nun Araç ilçesi bulunmaktadır. Karabük'e bağlı olan Ovacık 42 köy ve 1 merkez mahalleden oluşmaktadır. İlçeye bağlı bucak yoktur. Arazinin dağlık ve engebeli oluşu nedeniyle toplam 139 yerleşim birimi bulunmaktadır.

Ekonomi İlçenin ekonomisinde en önemli pay tarımdır. Bunun yanında önemli bir gelir kaynağı da emekli maaşlarıdır. İlçede yaşayanların önemli bir kısmı başta Kardemir olmak üzere bölgedeki sanayi kuruluşlarından emekli olmuştur. Köylerde yaşayanların büyük bölümünü emekliler oluşturmaktadır. Küçük işletmeler halinde yapılan tarımın yanında hayvancılık ve orman işçiliği de önemli geçim kaynakları arasındadır. Sanayi yoktur. Ticaret ise son derece sınırlıdır.

Tarım İlçede iç tüketime yönelik tarım yapılmaktadır. Toprağın yapısının çok engebeli olması nedeniyle istenilen düzeyde üretim artışı sağlanamamıştır. Genel olarak tarımsal ürün hububata dayanmakta, özellikle buğday ve arpa ekimi yapılmaktadır. 1982 yılından itibaren Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İlçe Müdürlüğü’nce yem bitkileri ve baklagil ekimine yönelik çalışmalar başlatılmış halen devam etmektedir. İlçe ve köylerdeki arazi yapısının engebeli ve dağlık oluşu nedeniyle tarıma elverişli araziler sınırlıdır. Mevcut araziler meyilli bir yapıda ve küçük parçalar halindedir. Sulanan arazinin az olması sebebiyle hububat ve yem bitkileri tarımı ile hayvancılık önemli bir yer tutmaktadır.

Hayvancılık İlçede hayvan çeşitliliği bulunmamaktadır. Hayvansal üretimden elde edilen gelir ilçe ve komşu ilçelerde değerlendirilmektedir. İlçe merkezi ve köylerdeki hayvancılık ve elde edilen hayvan ürünleri daha çok bireysel ihtiyaçları karşılamaya yöneliktir.

Ormancılık Ormancılık ilçe için önemli olup, 2008 yılı sonu itibariyle 17,862,027 m3 damga, 2.431,783 m3 tomruk, 1000m3 kâğıtlık odun, 523,187 m3 maden direği, 168,41m3 yuvarlak sanayi(ibreli), 28,142 m3 yuvarlak sanayi(yapraklı), 1.595,656 m3 kâğıtlık odun, 1.104 kabuklu kâğıtlık odun, 2.972 ster lif yonga ve 859 ster yakacak odun üretimi yapılmıştır. İlçe genelinde ormancılık faaliyetleri yönünden önemli bir canlılık yoktur. Orman ürünlerinin değerlendirilebileceği herhangi bir tesis de bulunmamaktadır. Ağaç türleri olarak karaçam, sarıçam, kızılçam, meşe ve kayın bulunmaktadır.

Eğitim ve kültür Eğitim İlçede eğitim alanında merkezde 1 ilköğretim okulu, l spor lisesi, l genel lise, l halk eğitim merkezi ve 1 kütüphane; köylerde ise 40’ı köy, 3’ü mahalle ilkokulu olmak üzere 43 ilkokul bulunmaktadır. Köy okullarının tamamı öğrenci azlığı nedeniyle kapatılmıştır. Eğitim hizmetleri sadece merkezde bulunan okullarda yürütülmektedir.
karabüke 47km mesafededir.

paylaşmak için tıklayınız.

safranbolu tanıtımı

Anadolu'nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresi tarih boyunca Roma Bizans Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi.

Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından "Dünya Miras Listesi"ne dahil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiştir. Safranbolu tarihi ve kültürel zenginliğinin ifadesi olarak bugün doğal ve çevre dokusu içinde korunmakta olan 1008 esere sahiptir. Kaya Mezarları höyükler Cinci Hanı ve Hamamı Köprülü Mehmet Paşa Camisi İzzet Mehmet Paşa Camisi Yemeniciler Arastası İncekaya Su Kemeri Konaklar Çeşmeler Türbeler bu eserlerin bir bölümüdür.

Safranbolu ilk ününü geleneksel ve özel bir mimari yapıya sahip Safranbolu Evleri ile kazanmıştır. Bu evler 18. ve 19. yy Türk toplum yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleridir. Kalabalık aile yapısının ekonomik zenginliğin ve yöredeki iklim özelliklerinin etkilerini taşıyan bu evler görkemli çatıları nedeniyle "Beş cepheli mimari eser" olarak nitelendirilmektedir.

Safranbolu Evleri 2-3 katlı 6-8 odalı cumbalı her odasında fazla sayıda penceresi olan ve odalarının her ayrıntısı büyük bir ustalıkla meydana getirilmiş yapılardır. Bu yapılarda taşın estetik kullanımı ahşap işçiliğinin akıllara durgunluk veren kalitesi tavan ve duvar süslemeleri iç mekanlarda kurulmuş havuzlar merdiven korkulukları ve nihayet kapı tokmakları... Hepsi seyredenleri hayran bırakacak güzelliktedir.

Safranbolu evinin üzerinde yapıldığı arsa ne şekilde olursa olsun üst katlarda geometrik bütünlük büyük bir ustalıkla sağlanmıtır. Ev yerleşiminde komşuluk ilişkileri ön planda tutulmuştur. Arnavut kaldırımlı dar sokaklar insanları birbirine yaklaştırırken evlerin cumbaları ve çıkmaları bu dar sokaklarda görünümü zenginleştirmektedir.

Safranbolutarihi boyutunun ve evlerinin yanı sıra çok ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Bu anlatım turizmi çeşitlendirme kaygısının bir ürünü değildir.Gercekten Safranbolu'da bulunan doğal güzellikler herhangi bir yerleşim yerini tek başına ön plana çıkarmaya yetecek düzeydedir. Ne var ki bir müzekent görünümdeki Safranbolu'yu üne kavuşturan geleneksel Türk evlerinin mükemmelliği ilçenin doğal güzelliklerini ikinci plana çıkarmaktadır. Ağırlığının yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen ve adını kente vermiş olan safran bitkisi burda yetişmektedir ve bu kentin gözbebeğidir.Safranbolu'nun ün yapmış diğer ürünü Safranbolu Çavuş Üzümü'dür.Çavuş üzümleri içinde en çok tutulanı bu üzümdür ve yörede yaygın olarak yetiştirilmiştir. Safranbolu ayrıca lokumu ile de tanınmaktadır. İlçede çeşitli türlerde lokum yapan imalathaneler bulunmakta ve ilçe dışına lokum satılmaktadır.

Safranbolu'nun tanıtılmasıyla birlikte artan ilginin yoğunluğu turizm olanaklarını da geliştirmektedir. Bugün Safranbolu kültürel turizm anlayışının ilgi odağıdır.
KONUMU VE ULAŞIM
Safranbolu; Batı Karadeniz Bölgesinde; bağlı bulunduğu Karabük iline 10km. Ankara'ya 240 km. ve Istanbul'a 406 km. uzaklıktadır. Ankara ve İstanbul ile bağlı bulunduğu karayolunun büyük bir bölümü otobandır. Normal süratle Safranbolu Ankara arası 2,5 saatte Safranbolu İstanbul arası ise 5 saatte katedilmektedir.
Denize en yakın bağlantıları ise 91 km. ile turistik İnkumu 97 km. ile yine turistik Amasra'dır.

İklim yönünden yılın dört mevsiminin özelliklerini de yaşayan Safranbolu'da yaz ve kış ayları insanların yaşamlarında zorluk yaratmayacak özelliktedir.

Safranbolu her türlü konaklama ve restaurant ihtiyacına cevap verecek özellikte bir kent merkezidir.

paylaşmak için tıklayınız.