Buradasınız

istanbulun hırsızlarından ilk merhaba

Birincil sekmeler

istanbula geleli henüz 8 ay oldu. daha önce sekiz dokuz tane şehirde en az 1 yılımı geçirdim. oralardada kulağımıza çarpardı mahallede hırsız dolaşıyormuş dikkatli olun kapınızı iyi kilitleyin diye. 19/02/2012 pazar günü sıradan bir pazar günüydü. pazar günü bizim orada semt pazarı kurulur. eşim sebze ihtiyacından söz edince evden çıktık. herşey iyi gidiyordu. alışverişin yorgunluğu ve yapılması gereken bir işin yapılmış olmasının rahatlığıyla evimize dönüyorduk. karşımıza yaptığımız işten çok daha fazlasının süpriz olarak çıkacağını nereden bilebilirdik? evimize geldiğimizde, bir elim poşetlerle dolu olduğundan boş elimle kapıyıda tutamadan anahtarı takıp kapıyı açtım. açtım açmayada ters giden birşeyler vardı. kapı zorlanmıştı ama kilit ve kasa zarar görmüş olmasına rağmen açılamamıştı. içeri giremeden gitmiş olan acaba kimdi? neden bizim ev? çıkarken perdeler kapalı tedbiren su vanasıda kapalıydı sebep bu olabilirmiydi? polisi aradım geldiler kontrol edip gittiler. parmak izi falan almadılar ama üç dakika içinde gelmiş olmalarına memnun oldum. kilitleri değiştirdim birde güvenlik firmasıyla anlaşıp eve alarm sistemi kurdurdum. mahallenin bakkalına sorduğumda, oralarda dolaşan ve bir kaç eve geceleri giren hırsızların olduğunu öğrendim. demekki yöntem bu... önce gündüz keşif yap yokla sonra listeni oluştur ve uygun olanlara kendini unutturup geceleri dal. ama ben inatçı bir adamım unutmam. artık sayelerinde bu güne kadar ihmal ettiğim önlemlerin hepsini aldım. hemde bu kadar masraf çok değilmi diye hayıflanan yakınlarıma rağmen. ey hırsız, muhtemelen beni tanımıyor ve tesadüfen gelmişsindir. eğer öyle değil ve beni tanıyarak gelmişsen bir dahaki gelişinde şunlara dikkat et.
1. kapıda artık en iyi marka çift kilit var.
2. evde en kaliteli alarm sistemi var darbe, haraket, duman, açılış kapanış, cam kırılma sesi algılıyor ve polise ve bana ve apartmandan tanışık olduğumuz bir komşuma haber veriyor.
3. evde benimle karşılaşmamaya çalış allah ya sana verir ya bana.
bütün bunlar bir şekilde evi taciz edilenlerin hisleri olabilir bundan sonra yapacağımız şey bu güne kadar ihmal ettiğimiz bir şeyi ihmal etmeden hayatımıza günlük akışında devam etmek olacaktır. aslında tamda buradan kombi kullanımı ve kat kaloriferi temizliği hakkında deneyimlerimi yazacaktım ama kısmet böyle bir yazıyaymış. onuda başka bir zaman yazarız artık. zaten kış geçti gibi ve siteyede şimdilik uğrayan yok.

paylaşmak için tıklayınız.

Yorumlar

dünde karşı daireye girdiler. iyiki şu alarm işini halletmişim. dün akşam gecenin 11 inde zil çaldı. kapıya baktığımda, komşu dairede oturan arkadaş bir yandan kapıyı açmaya çalışıyor, diğer yandan bana, komşu kapı açılmıyor siz birşey duydunuzmu yine kapı zorlanmış diyordu. bende bizim o gün evde olmadığımızı söyledim. gerçektende saat 9 dan 15 e kadar evde yoktuk. sonra bir tornavida istedi ama yinede kapıyı açamadı. bir anahtarcı bulup getirdiler. kapıyı açtırdılar ve dehşet manzarayla karşılaştılar. ev savaş alanı gibiymiş. söylediklerine göre çocuğun kumbarasını kırıp içindeki paraları dökmüşler ama almamışlar. polis geldi ve baktılar. polisin sorduğu ilk sorular şöyleydi;
evde altın vs varmıydı? apartmanın girişinde kamera varmı? şikayetçimisiniz? sonrada hemen eklediler bunu sormak zorundayız çünkü bazı madurlar şikayetçi olmuyorlar. nedenide olayyeri incelemesi esnasında evin kirlenmesi, hırsızların yakalansa bile tutuklanmaması olabilir diye yorumladık. ikide bir zilimize basıp, falanca dernek yararına kitap satıyoruz, falanca bey buradamı oturuyor diye soranlar iyice gözüme batar oldu.

geçmişe dönüp keşke demektense, geleceğe dönüp belki demeyi tercih etmeli insan.

Yeni yorum ekle